Ali Özdemir - Merkez Medya

Son yağışlar tabloyu değiştirmedi: Kuraklık sürüyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Nisan 2024'ten bu yana özellikle Trakya ve İç Anadolu'da kuraklığın kalıcı hale geldiğini belirterek, ​​​​​​​"Kısa süreli yağış artışları bizi yanıltmamalı, 2 yıllık su açığı, birkaç aylık yağışla kapanmaz." dedi.

17 Nis 2026 - 12:02 YAYINLANMA
Son yağışlar tabloyu değiştirmedi: Kuraklık sürüyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) Standartlaştırılmış Yağış Endeksi (SPI) mart ayı verilerine göre, Türkiye'de son 3 aylık yağışlarla kuraklık etkileri görünmezken, 24 ayılık verilerde kuraklığın Marmara, Kuzey Ege ve İç Anadolu'da etkisinin sürdüğü gözlendi.

İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, MGM mart ayı yağış verilerini değerlendirdi.

Türkiye'de son iki yıldır etkisini sürdüren kuraklığın, nisan başında yaşanan zirai donla tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırdığına dikkati çeken Kadıoğlu, "Kuraklık artık geçici değil, yapısal bir sorun. Buna bir de don eklendiğinde etkisi katlanıyor." ifadesini kullandı.

Kadıoğlu, son üç ayda Türkiye genelinde yağışların arttığını ancak bunun uzun vadeli kuraklığı ortadan kaldırmadığını belirterek, "Kısa süreli yağış artışları bizi yanıltmamalı, 2 yıllık su açığı, birkaç aylık yağışla kapanmaz. Barajların, yeraltı sularının ve toprak neminin toparlanması için süreklilik gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu artık meteorolojik bir dalgalanma değil, kronikleşmiş bir durum"

Dikkat edilmesi gereken verinin 24 aylık yağış endeksi olduğuna işaret eden Kadıoğlu, "Nisan 2024'ten bu yana olan tabloya baktığımızda özellikle Trakya, İç Batı Anadolu ve Orta Anadolu'da çok ciddi bir kuraklık birikimi görüyoruz. Bu artık meteorolojik bir dalgalanma değil, kronikleşmiş bir durum." diye konuştu.

Kadıoğlu, son 2 yıllık dönemde Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'ın "olağanüstü kurak" sınıfında yer aldığını, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu bildirdi.

Güney Marmara ve İç Ege'de de kuraklığın şiddetli seyrettiğinin altını çizen Kadıoğlu, "Eskişehir, Kütahya, Bilecik hattı ile Ankara çevresi, yeraltı suyu açısından en kritik bölgeler arasında. Bu alanlar uzun süredir yeterince beslenemiyor." bilgilerini verdi.

Kadıoğlu, son yağışlarla bazı illerde baraj doluluk oranlarının arttığını ancak bunun kalıcı bir iyileşme olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.

"Kuraklık bölgesel olarak hala çok ciddi"

İstanbul'a su sağlayan barajların doluluk oranının yüzde 70'lere çıkmasıyla rehavete kapılmamak gerektiğine işaret eden Kadıoğlu, şunları kaydetti:

"Ankara'da doluluk hala yüzde 40'ın altında, İzmir'de ise yaklaşık yüzde 40 seviyesinde. Bu bize şunu gösteriyor, kuraklık bölgesel olarak hala çok ciddi. Su yönetimini kısa vadeli yağışlara göre değil, uzun vadeli kuraklık riskine göre planlamamız gerekiyor."

"Donun etkisi çok daha yıkıcı olur"

Kadıoğlu, 8-11 Nisan'da 36 ilde etkili olan zirai donun, kuraklıkla birleşerek tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bu yılki tabloyu ağır yapan şey, iki afetin üst üste gelmesi. Kuraklık nedeniyle toprak nemi düşük. Nemli toprak gece ısıyı tutar ve bitkiyi bir miktar korur. Ancak kuru toprakta bu tampon mekanizma çalışmaz, bu nedenle donun etkisi çok daha yıkıcı olur. Son dönemdeki yağışlar bitkilerde erken gelişimi tetikledi. Bitkiler erken çiçek açtı ve tomurcuklandı. Bu hassas dönemde gelen ani soğuk ise ürünleri savunmasız yakaladı. Ege ve Marmara'da üzüm, zeytin ve çeşitli meyve türleri zarar gördü. Karadeniz'de fındık ve çay, İç Anadolu'da ise tahıl ve şeker pancarı etkilendi. Türkiye'de en riskli bölge İç Batı Anadolu kuşağıdır. Eskişehir, Kütahya ve Bilecik hem uzun süreli kuraklık yaşıyor hem de don olaylarından etkileniyor. Bu üçlü şu an en kırılgan bölge."

"Kuraklık artık yeni normal"

Türkiye'nin iklim değişikliğiyle, daha sık ve şiddetli kuraklık ve aşırı hava olaylarıyla karşı karşıya kalacağının altını çizen Kadıoğlu, "Kuraklık artık yeni normal. Buna göre tarım ve su yönetimi politikalarının yeniden şekillendirilmesi gerekiyor." dedi.

Tarım sigortalarının yaygınlaştırılması, modern sulama tekniklerine geçilmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Kadıoğlu, aksi halde benzer afetlerin etkilerinin artacağını sözlerine ekledi.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: